12 Ağustos 2016 Cuma

Cloudless Der Ki

Merhaba arkadaşlar


   Cloudless olarak karşınızda bulunmaktayım. Görüşmeyeli uzun zaman oldu farkındayım. Belli bir konum olmasa da bu şekilde sizlere ulaşmak istedim. Hayat aynı sıradanlığıyla devam etmekte. Tatilimi saz arkadaşım Friolero ile geçirmekteyim. Çoğu zaman ömrümü çürütse de kankam deyip , mecburen katlanıyorum. Yapacak bir şey yok sonuçta.

   Sizlerin tatili nasıl geçmekte merak etmekteyim. İyi dileklerde bulunmak isterdim lakin pek içimden gelmiyor. Sizler de tahmin edersiniz ki tercih dönemi bizleri epey yoruyor. Dolayısıyla insanda heves denen bir şey de kalmıyor. Friolero ile artık farklı şehirlere , farklı yollara gideceğiz derken gelin görün ki yine kurtulamadım bu baş belasından. Aynı üniversite aynı bölüme giriyoruz. Sevinsem mi üzülsem mi inanın ben de bilemedim. Kendisinden böyle bahsettiğime bakmayın. Kendisi can dostumdur lakin onunla dalga geçmenin keyfini hiçbir şey vermiyor. Mazur görürsünüz ki benim de sevgimi gösterme yöntemim bu.

Bunları okuyunca Fri'nin tepkisi

   Hep kendimden bahsetmem sıkmıştır sizleri. Öneriler kısmına geçelim isterseniz. Tatilinizi nasıl değerlendireceğinizi hiç düşündünüz  mü? Friolero’nun önerisi bütün tatil boyunca yan gelip yatmanız fakat ben öyle düşünmüyorum. Yeni hobiler edinmenizi tavsiye ederim. Farlı müzikler dinleyin. Bu size iyi gelecektir. Benim planım ; nereye gittiğini bilmediğim bir otobüse binip rastgele bir yerde inmek. Henüz gerçekleştirememiş olsam da yapacağımdan emin olabilirsiniz. Bunu yapanlarınız olursa bizimle iletişime geçip neler yaşadıklarını anlatabilir. Yaşadığınız şehri eminim ki çoğunuz gezmemiştir. Bulunduğunuz şehri gezmeye ne dersiniz? Bence oldukça güzel bir fikir. Bir çok türde kitap okuyabilirsiniz. Her kitap farklı bir dünyadır sonuçta. Kim başka bir boyuta geçmek istemez ki? Kendinizi tanımak adına bir şeyler yapabilirsiniz. Böylece ilgi alanlarınızı öğrenmiş olursunuz.

   Benden gelecek olan tavsiyeler şimdilik bu kadar. Eğer sizlerin bana ve başımın belası arkadaşım Friolero’ya verecek tavsiyeleriniz var ise kapımız size her zaman açık. Bu defalık veda zamanı geldi. Kendinize çok çok iyi bakın. Pişmanlığınızın olmadığı bir hayat yaşamanız dileğiyle. Hoşçakalın.


25 Temmuz 2016 Pazartesi

Fri'den Anime Önerileri

Selamlarr :D

Bayağıdır bir şey yazmıyordum. Ben de bahar ve yaz animelerinden izlediklerimi önereyim dedim :D


Bungou Stray Dogs

Konusu: Kaldığı yetimhaneden atıldıktan sonra Nakajima Atsushi bir nehrin kenarında açlıktan sürünmektedir ve tesadüf eseri intihar girişiminde bulunan dedektif Dazai Osamu'yu kurtarır. Dazai Osamu doğaüstü güçleri olan bir dedektiftir ve mensup olduğu kurumdaki diğer dedektifler de onun gibidir. Onlarla tanışan Atsushi'nin maceraları başlar.

Türü  mistik, seinen ve süper güçler. 12 bölümcük şeker mi şeker bir anime. İzlerken çok keyif aldım. Önce mangasına başlamıştım aslında. Animesinin çıkacağını sonradan gördüm ve hemen izleyeceklerim listesine ekledim. Çizim olarak da oldukça hoş bir anime. Çok abartılı saçlar, gözler yok. Oldukça şık duruyor. Tek kusuru yarım bir sonla bitmesi. Sanki tam yeni bir olay başlayacakken bitirmişler. Ya ikinci sezon için açık kapı bıraktılar ya da oturun mangayı okuyun diyorlar. İkinci seçeneği seçip mangadan devam edeceğim. Eğer siz de okumak isterseniz Manga-Tr'den ya da Manga Yatta'dan okuyabilirsiniz. Yine de ikinci sezon gelmesi taraftarıyım. Çok makbule geçer :D



Kiznaiver

Konusu: Anime Sugomori isimli kurgusal bir şehirde geçiyor. Ana karakterimiz Katsuhira Agata acıyı hissedememektedir. Bir gün Katsuhira ve beş sınıf arkadaşı Kiznaiver olarak seçilir ve Kizuna Sistemi ile birbirine bağlanır. Bu sisteme göre bir Kiznaiver yaralandığında acısı eşit olarak bölünür ve diğer Kiznaiverlara iletilir.

Türü dram, bilim kurgu ve psikolojik olan 12 bölüm bir anime. İlk başladığınızda biraz karmaşık gelebilir ama çabuk uyum sağlıyorsunuz. Çok eğlenceli sayılan bir anime değil ama kesinlikle güzel. Ben olaylardan çok barındırdığı fikirlerle ilgilendim. Çok güzel şeyler vardı, hem acı hem de insanlar hakkında. İzlenmeye değer bir anime olduğunu düşünüyorum. Çizimler ilk başta garip geldi ama ona da alışıyorsunuz. Fazla cıvıl cıvıl ve insanı yoran türden. Bu tarz sevenler için gayet güzel. Bir artı daha çizimler detaycı ve özenliydi.



Tanaka-kun wa Itsumo Kedaruge

Konusu: Tana-kun ve Ohta'nın komikliklerle dolu okul hayatını anlatır.

Türü çok tabi komedi, okul ve slice of life. Tana-kun uyuşukluğuna beni hayran bıraktı. Çizimlerini çok beğendiğim ve çok eğlenerek izlediğim bir anime. Biraz havam değişsin diyorsanız Tanaka-kunu izleyin. Eğer okumak isterseniz mangası da var. Manga-Tr'den ya da Turşu Fansub'dan okuyabilirsiniz :D




Bugünlük benden bu kadar. İyi seyirlerr ^^







30 Mayıs 2016 Pazartesi

Hayat Dediğimiz...

  


  Taşlarla dolu bir yol üzerinde düşe kalka yürüyorum.Yalın ayak... Canım yana yana... Yürümemeyi akıl mı edemediğimden mi durmuyorum acaba? Yoksa pes etmeyi kendime mi yediremiyorum?Bilmiyorum.     Yürümeyi bırak adeta koşuyorum taşlar ayağıma bata bata. Cam kırıkları gibiler. Kesiyorlar sanki. Ama bu acı ne ki? Fiziksel acılar, ruhun ıstırabının önüne geçebilir mi sanki?

  Neden kendim için, mutlu olmak için bir şeyler yapmıyorum diye düşünüyorum. Mutlu olmak bir şeylere ihanet gibi geliyor. Öylece ardımda bırakırken insanları; mutlu olmak benim ne haddime! Mutlu olmaya çalışmak şu anın acısını ertelemek değil midir bir nevi? Saçmalıyorum büyük ihtimal. Mazur görün. Kelimelerle arasından su sızmayan ben, unutmuşum onların dostluğunu. Getiremiyorum yan yana bir türlü. Kendimi anlatamıyorum sizlere. Kelimelere de küskünüm aslında. Eski dostum, nasıl olmaz beni anlatacak bir kelime dünyada? Ben mi bulamadım acaba? Kusuruma bakmayın. Tekrar özür dilerim sizlerden. Zira şu sıralar beynimi kullanmak en son isteyeceğim şeydir. Bilirsiniz ki anılar rahat bırakmaz insanı. Düşündükçe boğuluyor, derin bir okyanusun en dibine batıyorum. Bundandır beynimi kullanmamak için çaba göstermem.

  Çok şikayet ettim farkındayım. Fakat kendimi alamıyorum bundan. Hayat yıpratıyor çünkü beni. Ee yakınmak da bir zorunluluk haline geliyor benim için. Ama acısız da yaşanmıyor. O taşlı yolda yürümek zorunda kalıyoruz acı içerisinde. Anlıyorum ki hayat da bundan ibaret. Hayat dediğimiz; koşmak taşlarla dolu bir yolda düşe kalka.


17 Nisan 2016 Pazar

Müşhüşlü (!) Çelıncımızın Sonuçları


Merhaba güzel insanlar !

   Bu yazı ne için diye merak ediyorsanız hemen sizi aydınlatayım. Hatırlarsınız ki yaklaşık 3 hafta önce sevgili arkadaşım Friolero ile challenge yapmaya karar vermiştik. Ve farkındasınızdır ki yazıyı 1 hafta geç yayınlıyoruz. Friolero'nun unutkanlığı  ve benim üşengeçliğim birleşince bunun olması kaçınılmazdı.

   Lafı fazla uzatmayıp Challenge’nin sonucunu söylemek istiyorum. Ben – Cloudless -  planlarımı uygulamaya geçirmeyi seven bir insan olarak bunu da yerine getirdiğimi söylemekten gurur duyarım. Tek bir hedef dışında. Matematik kitabı bitirmek. Umarım sizler de onu bitirebileceğime inanmamışsınızdır. Çünkü sonuç tam bir hüsran. Lakin ki bir kitap edecek kadar matematik sorusu çözdüm.

    Lafı fazla uzatmayayım diyorum ama çenem  açıldıkça açıldı yine .Ben en iyisi sözü Friolero’ya bırakayım , o sizlere hüsranlarını anlatsın. Tekrar görüşene kadar kendinize iyi bakın.



  Ben rezillerin rezili, üşengeçlerin üşengeci, hüsranlardan hüsran beğenen Friolero. Bu söylediklerimi kesinlikle hak ediyorum. Çünküü bu çelınç olmadı. Çoğu şey gibi bunu da olduramadım. Kendimle birlikte sonuçları merak edenleri de hüsrana uğratmış olacağım ki asıl canımı sıkan da bu. Yani aslında yazacak yüzüm de yok ama en azından bunu yapmalıyım diye düşündüm.

   İşin garibi ben başarısızlığıma sinirlenip tek yaptığım şey olan ders çalışmayı da bıraktım. Kendimi anime izlemeye verdim. Bu da annemin isyanı ve terliğiyle son buldu. Hala izliyorum ama ders çalışmaya da çabalıyorum. (Sadece çaba) Başarısızlığımın sebeplerini de ne siz sorun ne ben söyleyeyim. Şimdi ağzımı bir açarsam söylemek istemediğim şeyleri söylerim. Hiç gereği yok.

   Evet ilk çelıncım bir hüsrandı sonuç olarak. Ama pes ettim mi? Hayır. Bir çelınç daha yapacağım. Henüz kafamda bir plan program yok. Ama yapacağım yani. Yapmazsam içimde kalacak. Bu başarısızlığı telafi etmeliyim. Bunun da haberini verdiğime göre utancımı da yanıma alıp bir sonraki yazımızda görüşmek üzere alır başımı giderim. 



27 Mart 2016 Pazar

Heves Ettim Challenge Yapmaya...

Şu sıralar Üniversite Sınavı denen aşamalı ve engelli koşuda ikinci aşamadayım. YGS'den iyi (yani çok iyi değil ama işime yarar) bir sonuç aldım. Şimdi de ikinci yarı olan LYS'ye hazırlanıyorum. Bazı sıkıntılarım var ama inşallah atlatacağım.

  Bu arada biz geçen sene Saz-chanla okul bitmeden bir iddiaya girmiştik.YGS sonuçlarına göre kim geride kalırsa diğerine sinema bileti alacaktı. Saz-chan bana iki bin fark atarak sinema biletini kazandı. Biletler ellerimden öper. Kaybettiğimi ilan edip buradan da kendisini tebrik ediyorum.

  Şimdi gelelim başlıkta geçen challenge olayına (Bundan sonra çelınç yazacağım. Üşengeç insanız icabında.). Dün yine oturmuş ders çalışırken aklıma birden kendi çapımda bir çelınç yapmak geldi. Aslında bu çelınç olayını çeşitli bloglarda daha önce görmüştüm ama bana yapma istediğini Riri'nin Rorosu'ndan Roromiya-san verdi. Onun çelınçlarına da bir bakın derim. İnsan gerçekten bir çelınç yapmak istiyor. Bendeniz de görüp heveslenirken bir deneyeyim dedim. Tabi ki Saz-chan da yapıyor. Onsuz olmazdı. (Saz-chan kabul etmeseydi rüşvet teklif edecektim.)

  Çelıncın içeriğine gelirsek şu sıra okul sınavlarım başlayacak ve hali hazırda zaten bir sınava hazırlandığım için (beceremezse bahaneleri şimdiden hazır) basit bir şeylerle başladım.
  • Günlük herhangi bir animeden bir bölüm izleyeceğim. Derslerden sıkılırken bir bölüm de olsa anime izlemek baya iyi geliyor. Bu yüzden bir bölüm anime koydum ama ne izleyeceğim belli olmadığı için herhangi bir animeden ibaresi yer alıyor. Bir gün izlediğimi ertesi gün izlemek istemeyebiliyorum.
  • Yine günlük herhangi bir kitaptan 40 ya da 50 sayfa okuyacağım. Evet bir kitap sever olarak şu sıralar kitap okuyamaz oldum. Bu durum hiç mi hiç hoşuma gitmiyor. Üstelik okumaya başlayıp sonunu getiremediğim kitaplar var. Bu nedenle günlük kitap okumayı da çelıncın hedeflerine koydum. Neden sayfanın belirsiz olduğunu açıklamak gerekirse bazen gerçekten zamanım olmuyor ya da kitap gerçekten sıkıyor.
  • Son hedef de günlük herhangi bir mangadan iki bölüm okuyacağım. Bu hedefi koyma amacım da 1)kafamı rahatlatmak, 2)çok geri kaldığım ve bölüm geldikçe daha da geri kaldığım mangalara biraz olsun yetişmek. Herhangi bir manga ibaresini de yine çok çabuk sıkılmak olayının cılkını çıkardığım için kullandım.
  • İlk çelıncımı 28 Mart Pazartesi günü başlatıp 4 Nisan Pazartesi günü bitireceğim. 
Kendime bu çelınçta yeterince kolaylık sağladığımı düşünüyorum. Bir test sürüşü için iyi bence. (Gerçi artık bir çelınç olma özelliği taşıdığından şüpheliyim.) Zamanını kullanmayı bilmeyen ben için şu zamansızlıkta bu bile zor aslında ama olsundu, deneyeceğim. Hem yapmasam içimde kalırdı. Hadi Allah kolaylık versin diyeyim bari :D

  Sırada beni yalnız bırakmayıp bana eşlik eden Saz-chanın çelıncı var. Bari yapıyorum işime yarar bir şey olsun dedi. Çelıncının içeriği için mikrofonu Saz-chana bırakıyorum.

  Gördüğünüz gibi Friolero yine bir şeylere heves edip beni de yanına sürükledi. Rüşvet lafını duyunca keşke biraz nazlansaydım demedim değil gerçi. Lakin ki ben nazlanmaya vakit bulamadan tatlı diliyle beni de planlarına ortak etti.

   Madem bir şeye heves ettik, en azından bir işe yarasın diye düşündüm. Analitik zekamı konuşturarak vaktimi en iyi şekilde kullanıp aynı zamanda işlerimi halletmek için kendi çapımda plan-program yaptım. Malumunuz ki puanını bile doğru düzgün hesaplayamadıkları sınavdan çıkalı çok olmadı. Sonuçlar da açıklandı (Biletler sevgili arkadaşıma kaldığı için çok mutluyum.) YGS’ye hazırlanayım derken okulda LYS  konuları aldı başını gitti. Bana da ardından bakmak düştü. Ben de dedim ki çelıncı neden bunun için kullanmayayım.  

   İki haftalık süre içinde bir matematik kitabı, çalıştığım yere kadar sekiz edebiyat kaynağı, bir anime ve bir kitap bitecek.


  Bu plan sayesinde işlerimi halledip Friolero’ya fark atabilmiş olacağım :D Bazen çok gıcık olabiliyorum, farkındayım.

  Yani gördüğünüz gibi ben bu durumu, vaktimi doğru harcayabilmek için kullandım. Eğer siz de yapmaya karar verirseniz çok işe yarar olduğunu bilin istedim. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere...


7 Mart 2016 Pazartesi

Falan Filan


  Yeni bir yazı yayınlamayalı tam 70 gün olmuş. Tembellik mi desem, ilgisizlik mi desem, zamansızlık mı desem bilemedim. Bence hepsi var. Bu kadar boşlamamalıydık ama oldu bir kere. Annem der ki: "Olmuşla ölmüşe çare yok." Neyse sebebini boş verelim. Bu günkü konumuza dönelim. (Aslında hala bir konu yok.)