31 Ağustos 2015 Pazartesi

MERHABA “HYOUKA” SEVERLER VE SEVECEK OLANLAR



  Hayatımın animesi diyebileceğim Hyouka’dan sizlere bahsetmek istiyorum. Sevgili arkadaşım Friolero’nun başının etini yiyerek ve kendisinden gelecek darbeleri göze alarak
indirtip izlediğim bu animenin beni bu kadar etkileyeceğini elbette bilemezdim.

  “Hyouka” ne anlama geliyor diye merak edenler olacaktır elbet. Hemen sizleri aydınlatayım. Hyouka, Ice cream’in kelime oyunu yapılarak I scream haline gelmesiyle bizlere bir anlam ifade etmiştir. Bunun bir şifre olması için böyle bir kelime oyuna başvurulmuştur. Ve anlayacağınız üzere Hyouka “haykırıyorum” anlamına gelmektedir.


  Peki Hyouka ne mi? Bizim meşhur klasik edebiyat klübünün ontolojisinin ismidir.

  Bu harika animenin en sevdiğim yanı  çizimleridir. En başta, karakter çizimlerinin beni kendine çektiğini söylemeliyim. Mekan çizimleri ise, gerçekten uyarlanmıştır ve oldukça başarılıdır. Hatta çizimlerinin gerçeğinden daha gerçekçi durduğunu bile söyleyebilirim. Daha çok pastel renkler tercih edilerek ortama yumuşak bir hava katılmıştır. Böylece gözleri yormayan bir görüntü ortaya çıkmıştır. Opening ve endinglerin de sizi kendisine çeken bir yanı vardır. Şimdi ise en sevdiğim kısma geçip sizlere karakterleri tanıtmak istiyorum.



  
     En sevdiğim karakter olan Houtarou Oreki’den  başlamak istiyorum tanıtmaya. Oreki; hayat felsefesi enerji tasarrufu olan, inanılmaz derecede üşengeç olan karakterimiz. Kendisi, hayatını sadece gerekli gördüğü şeyleri yapmaya adamıştır. En sevdiğim sözü ise şudur: “Ben tembel değilim. Sadece zekamı gösteremeyecek kadar üşengecim.” Ne yazık ki bu felsefesi Chitanda Eru adındaki her şeyi merak eden kız yüzünden bozulmaktadır. Fakat Oreki’nin de bundan pek şikayetçi olduğu söylenemez ve Chitanda sayesinde okulun dedektifi konumuna gelir.




  
  Çok sevdiğim bir diğer karakter ise Satoshi Fukube. Bu sevimli arkadaşı tsunderenin dibi olarak nitelendirmekte bir hata göremiyorum. Öyle ki; aslında ne kadar acı çektiğini son bölümlere kadar biz izleyicilere bile göstermiyor. Sadist yapım yüzünden Satoshi’nin acı çekmesini sevsem de böyle sevimli bir karakterin üzülmesine yine de gönlüm razı gelmiyor. Sevimli ve tsundere olmasının yanı sıra ibne olmaktan da kendini alamıyor. Fakat ibneliği sadece Oreki’ye. Üşengeç Oreki’mizin başına iş çıkarmaktan inanılmaz bir keyif alıyor. Bu ibnelikleri sayesinde sevgili saz arkadaşım Friolero’nun gözdesi olmayı başarıyor.



  

 Sıra geldi meraklı mı meraklı Eru Chitanda’ya. Sakin ve üşengeç bir yaşam süren Oreki’nin hayatına bomba gibi düşüyor. Ve bütün sakinlik tuzla buz oluyor. O meşhur lafa dayanamayan Oreki ona tabi ki de hayır diyemiyor ve animenin sonlarında Chitanda’ya olan aşkını fark ediyor.



  

     Mayaka Ibara ise biraz asabi olsa da oldukça iyi ve Satoshi’ye aşık olan karakterimizdir. Kendisi yıllardır Satoshi’ye karşılıksız bir şekilde aşıktır fakat sonradan da anlayacaktır ki bu aşk aslında karşılıksız değilidir. Fakat tsundereliğini konuşturan Fukume, bağlanıp üzülmemek için kendisini sürekli reddetmektedir. Ama sonunda beraber olma şansını biraz da olsa yakalayabilmişlerdir.

   
  Bir yazımızın daha bu şekilde sonuna geliyoruz. Bu harika anime benim hayatımı değiştirdi. Umarım sizde de böylesine güzel bir etki bırakabilir.



28 Ağustos 2015 Cuma

Evet, bekledik.

   
  Hayatımız boyunca bekledik durduk öyle değil mi? İyi ama neyi? Neyin peşinden koşuyoruz böyle?Hayallerimizin? Mutluluğun? Aşkın? Başarının? Yoksa hepsinin birden mi?