27 Aralık 2015 Pazar

Durarara!!

Merhaba Arkadaşlar
   
  Konusu TürkAnime’de “Hikâye Tokyo'nun Ikebukuro mahallesinde geçen kaçık bir gençliğin fantastik romantizmini anlatır.” olarak geçen Durarara bu yazımızın konusu. Sizlere en sevdiğim animelerin başında yer alan Durarara’dan bahsetmek istiyorum.  Neden bu kadar sevdiğimi soracak olursanız,  inanın ki benim de bir cevabım yok buna.  Ama en makul cevap karakterler sanırım. Çeşit çeşit karakterin bir arada olduğu bu animeye bir türlü hayır diyemedim ve izlemeye karar verdim.

15 Kasım 2015 Pazar

Haikyuu!!



  Selam anime sever gençlik. Bir önceki yazımda bir Haikyuu yazısı yazmak istediğimden bahsetmiştim. Arayı açmadan yazayım dedim ve dersten kaytarıp bilgisayarın başına geçtim.

8 Kasım 2015 Pazar

YGS mi? Bu da geçer.


  En son yazımızdan beri bir ay olmuş. Çok hevesle açıp blogla pek ilgilenemediğim için kendime çok kızıyorum ama el mecbur arkadaşlar. YGS öğrencisiyiz. Cloudless da ben de çok meşgulüz. Benim şu an tek derdim konuları yetiştirmek (özellikle neredeyse evrensel bir sorun sayılabilecek matematik konularını). Çok sıkıcı bir iş. Buralarda olmayı, anime izleyip gevezelik etmeyi isterdim ama işte ... (Buradaki üç nokta eğitim sistemine atıp tuttuklarımı ve torpilli sövgülerimi içeriyor.) Cloudless da neredeyse anime izlemeye korkar oldu kızcağızdan yazı isteyeceğim diye. Ben yazamıyorum ki ondan isteyeyim.

9 Ekim 2015 Cuma

Ranpo Kitan: Game of Laplace

  Daha okullar açılmadan ufaktan anime izlemeyi bırakan ben dayanamayıp sınırlı olsa da anime izlemeye tekrar başladım. Sınav varmış, geleceğimi belirleyecekmiş falan fistan hiç öyle kaygılarım yok. Kim bu konuda ne konuşursa konuşsun ya bir kulağımdan girip ötekinden çıkıyor ya da etkisi en fazla bir iki saat sürüyor. Aslında iyi oluyor kafam dağılıyor anime izlediğimde. İşte bir iki bölüm derken sonunda başladığım bazı yaz animelerimi bitirdim. Ranpo Kitan: Game of Laplace de bu animelerden.

8 Ekim 2015 Perşembe

TORADORA


  Ufak, tıfıl ama bir o kadar da güçlü bir aslan ve görünüşü nedeniyle sürekli yanlış anlaşılan temizlik hastası bir ejder. Bu hikaye, Taiga ve Ryuuji’nin hikayesi.

28 Eylül 2015 Pazartesi

Okullar Açıldı Çilemiz Başladı


Merhaba Değerli Okurlar!

   Gördüğünüz gibi bir bayramı daha geride bıraktık. Etler yendi, sohbetler edildi, ikramlar yapıldı, herkes sevdikleriyle hasret giderdi ve hepimiz güzel bir tatili bu şekilde geride bıraktık. Ama gelin görün ki bu güzel tatilin hemen ardından okullar açılıyor. Kimimiz seviniyor bu habere, kimimizse sevgili saz arkadaşım Friolero gibi ağıtlar yakıyor.

26 Eylül 2015 Cumartesi

GOZEN 3-JI NO MUHOUCHITAI

  Bugün şirin mi şirin bir mangadan bahsedeceğim size. 

18 Eylül 2015 Cuma

Eylül...



  
  Eylül, hüznün ayıdır derler. Doğrudur. Sonbahar hep bir hüzün barındırır ama asıl hüzün Eylülde yaşanır. O sönmeye yüz tutmuş renkler anlatır sanki hayatınızdaki her şeyin öyle solacağını. Bir matem havası verir şehre ve benim en sevdiğim aydır Eylül.

11 Eylül 2015 Cuma

“Düştüysek kalkarız, daha ölmedik ya.”


Biz şu anda gökyüzünde kayıp giden yıldızlar gibiyiz. Kimse bizim farkımıza varmıyor çünkü kimse gökyüzüne bakmıyor. Hiçliğe gömülmeye mahkum gibiyiz. Kimsenin duygularımızı önemsemediği hiçliğe...

31 Ağustos 2015 Pazartesi

MERHABA “HYOUKA” SEVERLER VE SEVECEK OLANLAR



  Hayatımın animesi diyebileceğim Hyouka’dan sizlere bahsetmek istiyorum. Sevgili arkadaşım Friolero’nun başının etini yiyerek ve kendisinden gelecek darbeleri göze alarak
indirtip izlediğim bu animenin beni bu kadar etkileyeceğini elbette bilemezdim.

  “Hyouka” ne anlama geliyor diye merak edenler olacaktır elbet. Hemen sizleri aydınlatayım. Hyouka, Ice cream’in kelime oyunu yapılarak I scream haline gelmesiyle bizlere bir anlam ifade etmiştir. Bunun bir şifre olması için böyle bir kelime oyuna başvurulmuştur. Ve anlayacağınız üzere Hyouka “haykırıyorum” anlamına gelmektedir.


  Peki Hyouka ne mi? Bizim meşhur klasik edebiyat klübünün ontolojisinin ismidir.

  Bu harika animenin en sevdiğim yanı  çizimleridir. En başta, karakter çizimlerinin beni kendine çektiğini söylemeliyim. Mekan çizimleri ise, gerçekten uyarlanmıştır ve oldukça başarılıdır. Hatta çizimlerinin gerçeğinden daha gerçekçi durduğunu bile söyleyebilirim. Daha çok pastel renkler tercih edilerek ortama yumuşak bir hava katılmıştır. Böylece gözleri yormayan bir görüntü ortaya çıkmıştır. Opening ve endinglerin de sizi kendisine çeken bir yanı vardır. Şimdi ise en sevdiğim kısma geçip sizlere karakterleri tanıtmak istiyorum.



  
     En sevdiğim karakter olan Houtarou Oreki’den  başlamak istiyorum tanıtmaya. Oreki; hayat felsefesi enerji tasarrufu olan, inanılmaz derecede üşengeç olan karakterimiz. Kendisi, hayatını sadece gerekli gördüğü şeyleri yapmaya adamıştır. En sevdiğim sözü ise şudur: “Ben tembel değilim. Sadece zekamı gösteremeyecek kadar üşengecim.” Ne yazık ki bu felsefesi Chitanda Eru adındaki her şeyi merak eden kız yüzünden bozulmaktadır. Fakat Oreki’nin de bundan pek şikayetçi olduğu söylenemez ve Chitanda sayesinde okulun dedektifi konumuna gelir.




  
  Çok sevdiğim bir diğer karakter ise Satoshi Fukube. Bu sevimli arkadaşı tsunderenin dibi olarak nitelendirmekte bir hata göremiyorum. Öyle ki; aslında ne kadar acı çektiğini son bölümlere kadar biz izleyicilere bile göstermiyor. Sadist yapım yüzünden Satoshi’nin acı çekmesini sevsem de böyle sevimli bir karakterin üzülmesine yine de gönlüm razı gelmiyor. Sevimli ve tsundere olmasının yanı sıra ibne olmaktan da kendini alamıyor. Fakat ibneliği sadece Oreki’ye. Üşengeç Oreki’mizin başına iş çıkarmaktan inanılmaz bir keyif alıyor. Bu ibnelikleri sayesinde sevgili saz arkadaşım Friolero’nun gözdesi olmayı başarıyor.



  

 Sıra geldi meraklı mı meraklı Eru Chitanda’ya. Sakin ve üşengeç bir yaşam süren Oreki’nin hayatına bomba gibi düşüyor. Ve bütün sakinlik tuzla buz oluyor. O meşhur lafa dayanamayan Oreki ona tabi ki de hayır diyemiyor ve animenin sonlarında Chitanda’ya olan aşkını fark ediyor.



  

     Mayaka Ibara ise biraz asabi olsa da oldukça iyi ve Satoshi’ye aşık olan karakterimizdir. Kendisi yıllardır Satoshi’ye karşılıksız bir şekilde aşıktır fakat sonradan da anlayacaktır ki bu aşk aslında karşılıksız değilidir. Fakat tsundereliğini konuşturan Fukume, bağlanıp üzülmemek için kendisini sürekli reddetmektedir. Ama sonunda beraber olma şansını biraz da olsa yakalayabilmişlerdir.

   
  Bir yazımızın daha bu şekilde sonuna geliyoruz. Bu harika anime benim hayatımı değiştirdi. Umarım sizde de böylesine güzel bir etki bırakabilir.



28 Ağustos 2015 Cuma

Evet, bekledik.

   
  Hayatımız boyunca bekledik durduk öyle değil mi? İyi ama neyi? Neyin peşinden koşuyoruz böyle?Hayallerimizin? Mutluluğun? Aşkın? Başarının? Yoksa hepsinin birden mi?

11 Temmuz 2015 Cumartesi

Death Parade



 Death Parade ruhların ve hakemlerin dünyası. Bu dünyada insan duygularına sahip olmayan, ölmeyen  ve birer kukla olan hakemler var. Bu hakemler kendilerine

2 Temmuz 2015 Perşembe

Hybrid Child



 Hybrid Child hayatım boyunca en çok etkilendiğim, dramı mükemmel işleyen bir animeydi. Dört bölümden oluşuyordu ve üç farklı çifti konu alıyordu. Bu karakterlerin ortak noktaları

11 Haziran 2015 Perşembe

Yarım Animeleri Bitirme Operasyonu

  Başlığı açıklamak gerekirse geçen gün Türk Anime'deki hesabımda anime listeme göz atıyordum ki bir de ne göreyim. Bir çok animeyi yarım bırakmışım. Bu kesinlikle normalde yapmadığım ve nefret ettiğim bir şeydir. Yine de arada bir böyle huyum tutuyor. Neye başlasam yarım bırakıyorum.
  Hüzünlü hüzünlü listeme bakarken ben bunları izleyeceğim dedim ve yarım animeleri bitirme operasyonuna başladım. Operasyonun ilk adımı olarak da Makai Ouji: Devils and Realist animesini seçtim. Şu dakikada kendisinin bitirmiş bulunuyorum. Bu yazımda ondan bahsedeceğim.

10 Haziran 2015 Çarşamba

Oyun severler buraya!


  Oyun animelerinin en mükemmellerinden biri olan NO GAME NO LİFE’tan bahsetmek istiyorum sizlere.Tanrı Tet denen, sevimli ne idüğü belirsiz olan karakter sayesinde kendilerini bambaşka bir dünyanın içinde bulan iki kardeş. 18 yaşındaki Sora ve 11 yaşındaki Shiro‘nun hikayesi…

Tanrıların Akademisinde

  Selam Tanrı Severler 


 Adonis Sendromum tutan ben Kamigami no Asobi'deki yakışıklı karakterleri görünce balıklama atladım. Fakat bölümler ilerledikçe karakterlere iyiden iyiye bağlanmaya başladım. Bütün karakterlerin kendine has bir çekiciliği var.

8 Haziran 2015 Pazartesi

Türkiye'nin Anime ve Manga Dergisi: Dergim Totoro



  Bu Dergim Totoro ney ki diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Sormasanız da söyleyeceğim zaten.

Açık Yarama Merhem Olan K: Missing Kings

  K Project animesinden sonra K: Missing Kings açık yaraya merhem gibi geldi. K: Missing Kings movie olarak animenin kaldığı yerden devam ediyor. Anime Fantastica'da haberini aldığımdan beri büyük bir merakla bekliyordum. Sınavlar, okul vs. gibi öğrencinin bitmeyen dertlerinden dolayı yeni izleme fırsatı buldum.

7 Haziran 2015 Pazar

Genç Bir Yazar

Miraç Çağrı Aktaş!


  Benden sadece iki yaş büyük. Henüz çok genç fakat hayatta çoğu şeyin farkında olan bir insan. Kendini yazarak ifade edişini takdir ediyorum. Çok içten bir üslubu olduğunu söylemem gerekiyor. Hemcinslerinin yanında olmak yerine kızların yanında olmasını da oldukça takdir ediyorum. Kızları anlayan ve onların yanında olan erkek bulmak oldukça zor çünkü.

Cloudless'dan Anime Yorumu

Kuroko no Basket




  Kuroko no Basket, kızlara çok hitap etmeyen bir anime olmasına rağmen ben oldukça beğendim. Karakterlerin hepsi yakışıklı, bence bu bile animeyi izlemek için bir sebep olabilir.

6 Haziran 2015 Cumartesi


SEVİN Kİ… 



Sevgi nedir? Nerededir? Kiminledir?

18 Mayıs 2015 Pazartesi

MAGİ: ALAADDİN'İN MACERALARI

İlk Anime Yorumumuz: Magi

  

21 Mart 2015 Cumartesi